22 Nisan 2015 Çarşamba

Meraklısına Kaktüs , Succulent dizaynı!


Çocukluğumun büyük kısmı, 3 katlı bahçeli bir evde geçti. Balıkesir'deki evimizde hemen her türden meyve ve çiçek vardı. O sebeple şanlı çocuklardık biz. Enerjimizi akşama kadar sokaklarda, bahçede oynayarak atardık. Şimdiki çocuklar öyle mi hepsinin evinde bilgisayar, laptop, azıcık şanslı ise ipad daha şanslı ise üstüne bir de akıllı telefon. ( Şans kime neye göre? ) Sürekli evdeler.


                            


 O evden ayrılmamız amcamın evlenmesine yakın gerçekleşti. Eee tabi biz çerkez bir aileyiz. O sebeple evin erkek çocukları evlenince anne babasının evinde oturulurdu. Amcamın evlenmesi ile annem askeriyedeki çavuş konumuna geçmiş oldu. Dolayısı ile artık evi ayırma vakti gelmişti. Bizde daha uzak bir mahalleye taşındık. Orada da kendi bahçemiz vardı. Meyve ve sebzeler, birsürü çiçekler ekmiştik. Benim bile kendi ellerim ile ektiğim küpe çiçeklerim, kaktüslerim, yaban güllerim ve papatyalarım vardı ;) Gel zaman git zaman dönem içinde hep bir çiçek merakı hasıl olmuş ki evimde, bahçemde hep varlardı. Neyse son bir kaç yıldır bende yine bir kaktüs çiçeği sevdası depreşince başladım çiçekçi çiçekçi dolaşmaya. Sonra succulenler ile tanıştım. Ancak ne kadar gezerseniz gezin yada alırsanız alın bir türlü geçmiyor. Bir yerde başka bir çeşitini görünce kayışlar hooop kopuveriyor. Ben ne kadar gezersem yada alırsam alayım bu saksılarda ki çeşitliliği ve dizayn zevkini kimsede görmedim!

Yukarıdaki kaktüs üstüne işlenen Kıral Sette Mağazası Alanya Şubesine ait olan çiçekler bizi bizden aldı. (Elif ile beni) Elif orada çalışıyor olması nedeniyle ben gel zaman git zaman önce kenardan kıyıdan çiçek tırtıklamaya başladım. Elif yakalayınca yakın arkadaşmış, kankaymış, hatır, gönül dinlemeden hemen azarlardı. Bir gün ben yine kıyı kıyı saksıları gezerken bi baktım patronu orda!!! Günah çıkartmam gerektiğini elbette biliyorum. Yüzümde salak ama sevimli denilebilecek bir gülümseme ile hemen ''Bilal Bey, merhaba. Ben sizin çiçeklerinize bayılıyorum. Hatta çalmışlığım da var. Valla kusura bakmayın ama Elif bana her seferinde kızıyor. Ona söyler misiniz beni rahat bırakabilir mi?'' demem ile biraz sıkılgan biraz gülümseyen ama şaşkın bir şekilde karşımda Elif belirdi. Tüm yüzsüzlüğüm ile ''seni şikayet ettim.'' :))) 

Neyse ki, patron bey inanılmaz samimi ve içten bir şekilde karşıladı. Hatta geçen gittiğimde yine karşılaştık ve konuştuk. Çiçeklerin olduğu depo oraya uzak olduğu için bir gelip gidişlerinde istediklerimden getireceğini belirtti.

Ben tabi sonradan öğrendim; meğerse ilgisi olan bir çok kişiden benzer tepkiler alıyorlarmış. O sebeple benim deli halimi yadırgamadı sanırım. Unutmadan; yeni saksıda gelen 3 farklı succulent çiçeklerim için kendilerine çok teşekkür ederim.



Bazı insanlar taşı ekse yeşerir ya hani gerçekten öyle bir insan. Aramızda resmen hasetinden çatlayanlar var. ;)) Kayanın küçücük deliklerine çay kaşığı kadar toprak döküp çiçeği yerleştirmesi yetiyor. Maşallah diyelim tabi nazar değmesin de, nasıl güzel dizaynlar canlı görmenizi isterim. Çiçeklerde, o küçücük yerde aman bir coşuyor bir coşuyor...

                                           

 Mesela bu büyük saksı taşınırken mi ne emin değilim kırılmış. Bilal Bey, bu kırılan saksıya bile öngörüsü ve zevkli yaklaşımı ile resmen yeniden hayat vermiş. Bence kırılmamış olsaydı şu an ki hali kadar güzel görünmeyecekti. Emeklerine sağlık!
   
                                           

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Evet yazımı okudunuz. Bu konuda sizinde fikrinizi merak ediyorum:)